9 Şubat 2011 Çarşamba

Benim Pino Pijamalarım

Çok seviyorum, değişik desenlerinden aldım sürekli yumuşacık yumuşacık giyiyorum. Herkese de tavsiye ediyorum ;) ( Pinooooo sana demiştim model olarak beni kullanabilirsiniz diye :)))

Blog arkadaşım sevgili Pino'nun desenleri ile Pop & Pink pijamaları bugün yine Markafoni'de sakın kaçırmayın!

Bu arada Karamel 'de pijamalarımı çok seviyor, ben giydim pijamamı diye o da hemen t-shirtünü giyindi (kıskanççç hıh!). Malum bu ara tüysüz şeftali modunda, üşümesin kendini cıbıldak hissetmesin yavrucak ;) Pino'cum lütfen Karamel'e de bir takım pijama istiyoruz ayrıca kocalarımıza da giydirmek istiyoruz :))) Bir de XL-XXL beden isteyen bazı büyüklerim var ( isimlerini vermeyeyim küsmesinler) lütfen Pop&Pink yetkililerine iletiniz :))

İkimizin de göbişleri çıkmış çaktırmayın ;)

Doğumgünü ya da sevgililer günü hediyesi olarak çok güzel bir alternatif ;)

5 Şubat 2011 Cumartesi

Kütüğümü Buldum

Yanlış anlasılmasın kütük derken odun gibi insanlara yapılan benzetme anlamında değil, ahşap anlamında da değil, bildiğiniz nüfus cüzdanında yazan aile kütüğüm. Evlendikten sonra değişiyor ve belkide hiç bilmediğiniz bir memleketin bir mahallesi, köyü kütüğünüz oluyor ya ben yerimde merakla bekler miyim? Beklemem, gidip göreyim dedim neresiymiş benim ailemin kütüğü?

Afyon'a Gidiyoruuuuuz !
İstanbul'dan normal hava şartlarında 5 saatte Afyon'a varıyorsunuz. Sağolsun karayolları ekipleri eski ve gidiş dönüşlü bir yol olan Bozüyük-Bilecik yolunu kaymak gibi otoban yapmışlar. Adapazarı'ndan sonra Antalya yoluna girip Eskişehir yakınlarından devam ederek Kütahya üzerinden Afyon'a "Cumhuriyetimizin Kurtulduğu Topraklar" üzerinden Sandıklı'ya varıyoruz.

Neden Buraya Sandıklı İsmi Verilmiş?

Bu konuda 3 ayrı rivayet mevcut:
1- İlçenin coğrafi konumu gereği çevresinin dağlık olup kendisinin çukurda kalması nedeni ile şeklinin sandık şeklini andırması.
2- Hititliler buraya Samuka adını vermişler. Hitit dilinda Sandık anlamına gelirmiş.
3- Selçuklu komutanlarından Emir Sanduk Bey tarafafından 1071 yılında fethedildiği için Sandıklı ismi verilmiş... Daha ayrıntılı Sandıklı tarihi için buradan yararlanabilirsiniz

Gelelim benim Sandıklı'da geçen çok konforlu haftasonuma :)
Neden konforlu? Çünkü sevgili Şükran Yengem her zamanki sıcakkanlı güleryüzlü misafirperverliği ve lezzetli yemekleri ile bizi öyle bir şımarttı ki, kimsenin İstanbul'a dönesi gelmedi.
Gelelim Afyon'da meşhur olan ve haftasonu gittiğinizde size kilo olarak dönecek nimetlere:

Öncelikle şunu belirteyim yengemin kahvaltı sofrasında yok yoktu :)

Bir tek kuş sütü eksikti onu da yan odadaki Paşa'dan sağdık :)
İşte Karamel'i korkutan ilk kuş (papağan)


Kuzen Mehmet'in spesiyali Ballı Muz
Bunu bir yiyen pişman bir de yemeyen :)) Ekmeğin üzerine Afyon'un leziz kaymağını sürüyorsunuz, biraz da ballı muz koyuyorsunuz ohh miss gibi...

Canım memleketim her meyvesi sebzesi ayrı güzel tabii doğal ve dalından olduğunda. Sandıklı'da yediğim her sebze kış mevsiminde olduğumuz halde çok lezzetliydi.



Kuzen Ayşe"nin efsane olarak tanımladığı Pırasalı ya da patatesli katmere ne demeli?
Gel beni ye demiyor mu?


Mercimekli ya da patatesli seçenekleri ile yöresel bir tat olan "Bükme"yi de unutmamak lazım.
Bakınız en üst fotoğraf sağ alt köşeye ;)
Ayrıca Afyon'un diğer unutulmaz tatlarını da iştahınız yeterince açılmışken paylaşmadan geçmeyeyim
Türk kahvaltısının olmazsa olmazı soframızın kralı tadı sucuk



Tatlıların kokoşu Kaymaklı Ekmek Kadayıfı


Afyon'un meşhur lokumu
Tadı kadar renkleri de muhteşem!


Bu kadar yemekten sonra biraz da köyümüzü gezmeye yediklerimizi eritmeye ne dersiniz?
Kış olduğu için biraz kurak duran köyümüz duydumki yazın yeşerip her yerini kiraz ağaçları kaplıyormuş.
Bu da köydeki akrabalarımızdan birisinin evi. Tipik bir köy evi gördüm. Üst kat yaşam alanı alt katı da tontiş inek kardeşlerin ahırı :)

Moooooo !!! (yani : Merhaba !!!)

Soba üstünde kestane keyfi



Bu evin de fotoğrafını çekmeden geçemedim
Bııııııırrrrr biraz soğuk mu ne? Ege bölgesinde olmamıza rağmen burası karasal iklimin etkilerini fazlasıyla bize gösteriyor
( Sandıklı Hatırası)
Ve güzel bir baraj göleti manzarası,
cuup diye içine atlayasınız geliyor değil mi ama tavsiye etmem hava çook soğuk ;)

Bu güzel gezimizi Sandıklı'nın meşhur çamur banyolarında devam ettirdim. Bölge kaplıcalar açısından çok şanslı. Termal tesislerin içerisinde her derde deva olduğu iddia edilen, Frigyalılar zamanından beri çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan çamur banyoları mevcut. İçine sabahtan kaynar termal sular doldurulan ve çamurla dolu tek kişilik minik havuzlarda maksimum 10 dk yatıyorsunuz ( görüntüsü biraz tabutu andırıyor ama yatınca içiniz ısınıyor). Bu konuyla ilgili fotoğraflarımı sizinle paylaşamayacağım. Ama bikinim gözükmesin diye değil, sizlere çamur kadın gibi görünüp sizi korkutmamak için :) Dilerseniz de bizim gibi büyükşehirlerdeki pahalı SPA merkezlerinden çok daha uyguna masajlar yaptırabiliyorsunuz ki ben yaptırdım hiç masadan kalkasım gelmedi :) Bir de masaj yaparken mis kokulu aromatik yağlar sürüyor ohhh yeme de yanında yat. Bu arada niyeyse aklıma masaj esnasında Recep İvedik'in masaj sahnesi geldi ve o mistik ortamı gülerek bozmamak için kendimi zor tuttum :)

Termal tesisleri için tavsiye: Sandıklı Park Otel

Dileyen yine bu bölgedeki içerisinde termal banyoların olduğu apartları kiralayabilirler.

İşte böyleeeee...

Ben o haftasonu çok şımardım o yüzden sizi de biraz şımartayım istedim ;) Arasıra kendinizi sıcak sulara atıp yeni yerler keşfetmenizde fayda var diyorum.

İyi şımarmalar !!!

4 Şubat 2011 Cuma

SÜRPRİİİİİZZZZZZ !


Ben size demedim mi Şubat ayında Ajanda abonelerimize çok güzel sürprizler var diye? :)

Bakınızzzz ne güzel ciciler hediye ediyoruz !

Tak takıştır bak bakıştır :)

Nazar etme ne olur çalış senin de olur

Bu güzel kolyeler için pamuk eller klavyeye ;)
5 şanslı kişiye SWAROVSKİ TAŞLI GÜMÜŞ İNCİ KOLYE armağan ediyoruz, üstelik gerçek istiridye kabuğunun içinde !! ( wauwwww!)
Sevgilim yok, olsa da hediye almaz, alsa da ucuza kaçar, sevgilime ne alsam? diye düşünenler için bu çekilişi kaçırmayın derim.

Yapmanız gereken sadece çekilişe katılmak. Ama nasıl katılacağız acaba??
1-Ajanda Dergi aktif abonesi olmak. Bunun için sitemizin sol tarafında bulunan ‘mailinizi yazın’ bölümüne mail adresinizi yazarak abone olabilirsiniz. (çocuk oyuncağı)
2-Abone olduğunuz mail adresinizden
iletisim@ajandadergi.com adresine “çekilişe katılmak istiyorum” içerikli mail atıp çekiliş için 1 hak kazanabilirsiniz. ( ne var bunda çok basit iş)
3-
Facebook sayfamızdaki çekiliş duyurularımızdan birine yorum yazarak +1 çekiliş hakkı daha kazanabilirsiniz. ( oo ben her dakka face'teyim dostuuumm! bu da basitmiş, oraya bu kolyeyi ne kadar çok istediğimi yazmalıyım :)
4-Varsa blogunuzda veya web sitenizde bu çekilişle ilgili bir duyuru yayınlayıp sayfamıza link verirseniz ve
iletisim@ajandadergi.com adresimize bu postunuzun linkini gönderirseniz +1 çekiliş hakkı kazanabilirsiniz. (yaa bloggerlar arasında lafı mı olur? )
Son çekiliş hakkı için 9 Şubat sabah saat 11:00’e kadar vaktiniz var. (Amanın 5 Gün var acele etmeliyim !)
Sonuçlar aynı gün açıklanacak ve şanslı kazananlara gönderilmek üzere kargoya verilecektir.
Çekilişler random.org aracılığıyla yapılacaktır.

Çıkmaz demeyin şansınızı deneyin ( bana da bir keresinde ekmek yapma makinesi çıkmıştı :))

http://www.incikolye.com.tr/swarovski-tasli-inci-kolye-vipinci.html adresinden kazanacağınız bu harika ürün hakkında daha detaylı bilgi alabilirsiniz.

Bonne chance cicoşlaaaarrr !!!

1 Şubat 2011 Salı

Çıktııı Çıktıııı Ajanda Şubat Sayısı Çıktıııı !!


Görmedim okumadın demeyin !

Kaçırılacak gibi değil yeniliklerle dolu günler bizleri bekliyor, haydi sizi de bizimle bu keyifli macerayı paylaşmaya davet ediyoruz, davetiyelerimiz sonsuz kişiliktir ;) Damlı da girilir damsız da, kapağı açın Ajanda'nın keyifli bir sayısıyla daha tanışın ! ;)



Sanal alemin en samimi dergisi Ajanda'yı okumak için bir tık ;)

Henüz abone olmayanlara duyurulur !

Bu ay abonelerimizi çok güzel sürprizler bekliyor, sonra abone olmadığınız için onları kıskanırken çatlamayın , nesobaby demedi demeyin ;)



- Öne Çıkan Etkinlikler, Festivaller, Sergiler

- Vizyon Filmleri

- Yeni Çıkan Kitaplar

- Gezi - "Uludağ"

- İhtişamın ve Kudretin Ev Sahibi "Topkapı Sarayı"

- Röportaj - Modanın Yeni Deklanşörü "Ozan Balta"

- Aronofsky'den Çarpıcı Bir Film Daha "Black Swan"

- Aşkın Tadı "Çikolata"

- Jenerik Markalar

- Sosyal Sorumluluk Projeleri

- Çalışan Annelerin Hakları Nelerdir?

- Ayın Blogu " Pinomino"



Vee gerisi sürpriz !!!! :)

25 Ocak 2011 Salı

Mutluluğumun Minik Sebepleri

Mutlu olmak istiyorsan bir miniği sevindir :)

Takip edenleriniz hatırlar şu yazımda kampanyaya destek istemiştim. Esma 'nın Sarıkamış'a şark hizmeti için giden ablası Betül öğretmenin sınıfı için yardım toplama çabalarından Pino'cum sayesinde haberim olmuştu. Olaya el attık hemen, bakın sonuç : Muhteşem ! Gülen minik yüzler :) hepsinin dişlerini fare yemiş :)))

Siz de hatırlarsınız o yaşları, hayat oyunlardan ibaretti. Ama onların hayatında oyunlar yoktu , hüzün ve imkansızlıklar vardı, ama artık gülücükler ve oyunlar var :) Arkadaşlarım ve ben hep beraber elimizden geldiğince birşeyler toplayıp Kars'ın Sarıkamış ilçesine gönderdik.

Betül öğretmen de sevinç çığlıkları atan miniklere bir sürpriz hazırlatmış :) Bu teşekkürü bana bu minik kampanyada destek veren kocaman yürekli arkadaşlarım adına kabul ediyor ve bu olaya vesile olan Betül öğretmene ve kızkardeşi sevgili Esma'ya [ yeni sanal arkadaşım çok tatlı bir hatun çünkü kendisi sürekli kaynatıyoruz :)] kocaman bir teşekkür de ben ediyorum !


Bunu biz yapabildiğimize göre siz de yapabilirsiniz. Siz de çevrenizdekilerle bireysel yardımlarınızı kocaman kutular haline çevirebilirsiniz :)

Ayrıca Ajanda Dergisinden mesai arkadaşım sevgili Şuşu :) yine çok güzel bir çizim yapmış yardım kargosunu da göndermiş, o da blogundan ve facebook'tan sürekli destek topluyor :) Ellerine sağlık Şuşu'cum
Geçen hafta numarasını bilmediğim için açmıyordum meğersem ısrarla beni arayan o numara Şuşu'nunmuş :) Sonra haberim oldu ve iletişim bilgilerini hemen verdim. O da hemen çikolatalarını ve malzemelerini gönderdi :) İnsan yardım etmek isteyince hiçbir engel tanımıyor :)

http://susuoykusu.blogspot.com/


Pinocum 'da arkadaşları ile Ankara'da yardımları topladı gönderdi.Yine Ajanda dergiden mesai arkadaşım yemehbahane destekler şahane sevgili Müge blogundan kampanyamızı duyuruyor :)
Yüreklerinize sağlık kızlar :)
Bir de kuzencim Ayşe (kendisi ailemizin eczacısıdır) bugün bize kocaman bir koli hazırladı ve içine minik kardeşlerimize yapacağımız ecza dolabı için acil durum malzemeleri vitaminler koydu
Şimdi suç ortaklarımın isimlerini tek tek paylaşmak istiyorum:

Her kampanyada beni destekleyen, koşturan kargolarımızı miniklere ulaştıran, lojistik işlerden sorumlu müdürümüz sevgili babam Adnan ( nam-ı diğer Adomax / çünkü kendisi turbo çalışıyor :)
Kuzencim (fahri ablam )
Özgün taaa Antalyalardan gönderdi yardımları :)
Ofisten her kampanyama destek olan sevgili Beste (Kurçman) ve Seda (Sevgen) ( öyle tatlılarki paket paket yardım taşıyorlar evden ofise) Beste'nin yardımları zaten sürüsüne bereket görmeniz lazım kızı Selin'in kitapları oyuncakları bizim en büyük kaynağımız oldu :) gizli gizli kaçırdı evden bize getirdi :)))
Hiç tanımadıkları halde Burki vesilesi ile kampanyayı duyan, yüzlerini görmediğim ama insanlıklarını bildiğim güzel kalpli Nurcihan (Bitkin), Eda (Ökten), Gizem (Eker) :)
Üniversiteden arkadaşım sevgili Erden Aydın( bize dvd playerını verdi) nişanlısı Zerrin Demirözü (çabuk evlenin :) ve ablası Çiğdem Aydın
İşyerinde arkadaşlarım taa gebzeden buraya gönderdiler yardımlarını, sevgili Nihal( Duman) Melek (Zeren) Nihal ( Yılmaz)
Yine Erden sayesinde kampanyayı duyan ve yine tanışmadığımız halde 2 kutu oyuncak gönderen ( bunlar haftaya gönderilecekler arasında ) sevgili Kübra Kaptan :)
Aile dostumuz sevgili Saliha abla ( Matur)
Hepinize çok teşekkür ederim !
Sizleri ve yüreklerinizi seviyorum :)

Minik Not: Dün facebook sayesinde kampanyayı duyan sevgili kader arkadaşım Gizem ( ispir) :) blog kardeş Bero mi ( Berrak Edin Yılmaz) çocukluk arkadaşım tatlı Tubiş (Tuba Bozacıoğlu) yeni destekçilerimiz olacaklar. Onlara da şimdiden destekleri için çok teşekkür ederim :))

18 Ocak 2011 Salı

HER CİNS VAR


Bu konuda o kadar hassasım ki , bu görseli görünce paylaşmadan geçemedim.

21. kristal Elma Basım / Sosyal sorumluluk kategorisinde 1. lik ödülü almış başarılı bir tasarım bence. Görselin altındaki yazı çok anlamlı ve Türkiye'nin üzücü bir gerçeği :(

Lütfen bakamayacağınız bir hafta sonra sokağa atacağınız hayvanları gidip petshoplardan almayın, eğer gerçekten hayatınızın 10-15 yılını onunla birlikte geçirebileceğinize , ona mutlu bir yuva verebileceğinize inanıyorsanız bir hayvan sahiplenin. Cins olması o kadar önemli değil. Ben cins bir kedi aldım çok güzel evet ama şimdiki aklım olsa sokaktaki bebeklerden birisini sahiplenirdim. Şimdi o aklımla sokaktaki bebekleri besliyorum ve çevremi bilinçlendirmeye çalışıyorum. Sevdikten sonra dış güzelliği inanın hiiç önemli olmuyor. Paspasımın üstünde kara bir kedinin uyuması beni rahatsız etmiyor aksine sıcak bir yerde yattığı için mutlu oluyorum :)

Ve lütfen o canları görmemezlikten gelmeyin, en azından kapınıza bir kap mama, su bırakın. Bir yerde yaralı bir hayvan görürseniz hemen en yakın veterine götürün, belediyeye haber verin.

Gerçi artık belediyelere de güven kalmadı. 23 Ocak Pazar günü Taksim'de HASDAL'ı ( büyükşehir belediyesinin sokak hayvanları için rehabilitasyon merkezi) protesto etmek için hayvanseverler toplanıyorlar. Yapılan işkencenin görüntüleri sosyal paylaşım ağlarında yayılmış durumda. Zavallı canlara yapılan eziyetin haddi hesabı yok :( Belediyelerin bu hizmeti doğru düzgün yapması için bir çağrı ! Saat 12 de hayvansever bir ses sanatçı Tuna Arman GS lisesi önünde stand açacak ve imza toplayacak. Yolunuz düşerse mutlaka uğrayın imzanızı atın.

Lütfen bize ait olmasa da doğayı paylaştığımız bu canlılara saygılı davranın, onların yaşam haklarına saygı duyun, çocuklarınızı hayvanlardan korkar yetiştirmeyin, şiddet gösterenleri en ağır şekilde uyarın. İnanın bir hayvanın karşılıksız sevgisi evinizdeki varlığı o kadar müthiş ki! Elinizden geldiğince barınaklara destek olun. Bunun için evinizden çıkmanıza bile gerek yok yeterki isteyin ( Bağış için tıklayınız)

Doğayı insanoğluna küstürmeyin

13 Ocak 2011 Perşembe

İşte size "Meksika Salatası"


Yemek yapmayı seviyorum, beni gerçekten rahatlatıyor. Şimdiye kadar tattığım meksika yemeklerini de çok seviyorum. Sebzelerle, et ve baharatlı sosların karışımı, bizim ağız tadımıza uygun bir mutfak.

Özellikle birçok restoranda yiyebileceğimiz ama benim "Kırıntı" da yapılanı daha çok beğendiğim Nachos ve Fajitas favorilerim. Bir de geçen yıl tesadüfen internetten bulduğum bir salata var. Yaparken çok vaktinizi almayıp masada şık duran bir tarif. Ayrıca mideye de iyi geliyor :)
Meksika Salatası
Yiyenlerin ve görenlerin beğeniyle karşıladığı, ağzının suyunu akıttığı bu basit ve lezzetli tarifi paylaşayım istedim :)

1 Kutu Meksika Fasulyesi ( konserve içerisinde bazı marketlerde bulabilirsiniz)
7-8 adet taze soğan
1 demet dereotu
Jalapeno biber turşusu ( göz kararı )
1 paket baharatlı mısır cipsi
1 adet limon
Zeytinyağı


Yeşillikleri doğrayıp fasulyeleri süzüp karıştırıyoruz. Üzerine limonu sıkıp göz kararı zeytinyağı gezdiriyoruz. Paket içerisinde cipsleri hafiften kırıyoruz ( çok fazla kırmayın un ufak olmasın) Servis etmeden önce cipsleri içine karıştırıyoruz ( çok beklerse içerisinde cipsler yumuşuyor)

Sonra da afiyetle mideye indiriyoruz :)