5 Eylül 2009 Cumartesi

Sahibi Olmak Yerine Sahip Çıkalım!

Yaklaşık iki yıldır hayatımı çok tatlı ve tüy yumağı bir erkekle paylaşıyorum. Adı KARAMEL. Rengi böyle karamel rengi olunca ve ben her zaman üç top dondurma yiyip bir topunu mutlaka karamelli seçtiğimden adı da Karamel oldu.Çocukluk yıllarımda da iki teyzemin birden köpekleri vardı yani çocukları. Zamanla GIPSY (Çingene) ve NOSİ (Akıl) ailemizin birer parçası olmuşlardı. O zamanlar evde sadece insan bakmaya izin veriyordu sevgili annem. Yani fazla tüylülerin evimizde uzun süreli kalması yasaktı :) Yıl 2007, bir kitap okuyorum , içerisinde şu an hatırlayamadığım ama beni etkileyen kedilerle ilgili satırlar geçiyor. Ben bir anda "evet bir kedim olmalı" diyorum ve başlıyorum "kedi kedi" diye gece gündüz miyavlamaya. Bir Kasım günü miyavlamalarıma dayanamayan (o zamanlar erkek arkadaşdı) sevgili eşim görünce karşı koyamadığı bu minicik sarı bebişi almam konusunda beni maddi & manevi destekledi. Tabi fotoğraf sizi yanıltmasın, şu anda o minik sarı bebiş, tombik bir aslan parçası... Bazen bir petshoptan para ile kedi aldığım için kendimi suçlu hissediyorum. Neden sokakta başıboş dolaşan yavrulardan almadım diyorum. Ama sonra Karamel'i aldığımızda paragöz petshopun dikkatsizliği yüzünden kopmak üzere olan kuyruğunu evimize aldığımızda kurtadığımızı düşünerek biraz olsun rahatlıyorum. Ara sıra da o başı boş kedileri besleyip kimsesiz yavruları da yol kenarlarından güvenli arka bahçelere topluyorum. Komşular duymasın :)) Aslında bahsetmek istediğim başka bir konu vardı ama biraz Karamel'den de bahsetmeden geçemedim diğer konuya. Bir süredir facebook'tan üyesi olduğum Sahip Çıkalım! Let's Adopt! topluluğundan bahsedeceğim. Türkiye'de alışılmışın dışında bir çabayla, sokakta bulunan yaralı ya da kimsesiz, bakıma muhtaç, bir hevesle eve alınmış bakılamayınca da kapı dışarı edilmiş çoğunlukla kedi ve köpeklere yeni ev arayan, geçici bakımlarını tedavi edilmesi safhasında birçok sorumluluğu üstlenen bir grup. Bu arada ilginçtir ki Sahip Çıkalım her isteyene buyrun kedinizi ya da köpeğinizi alın evinize gidin diyerek işin kolayına kaçmıyor. Bu hayvanlara sahip çıkmak isteyen gönüllülerde bazı şartlar arıyor. Gönüllüler bu şartları yerine getirdikten sonra hayvanlar yeni evlerine kavuşuyorlar. Tabi bu arada geçici olarak ev sahipliği yapmak, onları konuk etmek isteyenler de olabiliyor. Sanırım en çok ihtiyaç duydukları desteklerden birisi de bu. Ben hiçbir zaman veterinerime telefonda "Merhaba , Ben Karamel'in sahibi ..." demedim. Çünkü bizler onların sahipleri değiliz, bizler onların biyolojik olmayan anne babaları, dünyayı paylaştıkları insan dostlarıyız. Neden onlara karşı biraz daha duyarlı davranmıyoruz? Hayatlarını yaşamalarına izin vermek yerine hep kendi yaşam alanlarımızı genişletip onlarınkini daraltıyoruz. Onların sahibi olmak yerine onlara SAHİP ÇIKALIM! Üye olmanızı tavsiye ediyorum. Gruptan gelen (hem Türkçe hem İngilizce) mesajları takip ederek belki birgün siz de bir yuvaya muhtaç olan dostlarımızdan birinin hayatını kurtarırsınız. Sloganları da gerçekten hoşuma gitti "Let's Adopt! Saving animals inspiring humans" "Sahip Çıkalım İnsanlıktan İlham alarak Hayvanları Koruyor"
Sevgiler..

2 yorum:

pyn dedi ki...

slm.

özlem çağlar dedi ki...

Hayvanları uzaktan sevmek aşkların en güzeliiii :)