5 Eylül 2010 Pazar

Hayvanseverler Neredesiniz?


Bugün facebook'tan gördüğüm ve böyle duyarlı insanların varlığıyla yine mutlu olduğum bir eylemi sizinle de paylaşmak istedim. Siteye girip hemen imza toplama formunu print aldım. İşyerindeki arkadaşlardan bu konuda destek alacağım ve kendi topladığım imzaları Sn. Tuna Arman'a göndereceğim. Bazıları gibi " bir imzadan ne çıkar" deyip üşenmeyip eyleme destek olmak isterseniz bu siteden ayrıntıları öğrenebilirsiniz. Dileyen Taksim'e gidip Galatasaray Lisesinin önünde hergün toplanan hayvanseverlere katkıda bulunabilir. Siteden alınan Tuna Arman'ın açıklamasını da aşağıda paylaşıyorum..Kendisini ve yanında olup eyleme emek verenleri bu kadar hassas bir konuda (Hayvana şiddetin TCK kapsamında suç sayılması) küçük dostlarımız için çaba sarf ettikleri için tebrik ediyorum. Hiçbir canlı şiddete maruz kalmasın !


Ülkemizde 2004 yılında yürürlüğe giren 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu, her ne kadar hayvan refahı için düzenlenmiş bir kanun da olsa esasında bu kanunun harfiyen uygulanması, tüm toplumun refah ve güvenliği için hem çok önemli hem de çok gereklidir.

Hayvana karşı işlenen her türlü şiddet içerikli eylem ve tecavüzün, uygun ortamda, ilk fırsatta insana yöneleceği, bilimsel olarak kabul görmüştür. Şiddet tektir ve kişi, şiddet eğilimini, gücünün yettiğine yöneltir. Yine başka kabul edilen gerçek; hayvana karşı yapılan eziyet ve işkencenin, şiddet ve anti sosyal hareketlerle ilişkili olduğudur. Hayvana karşı yapılan eziyet, genelde saldırı, uyuşturucu bağlamlı suçlar, tecavüz, seks suçları, hırsızlık ve kundakçılık dahil gayri yasal davranışlarla birlikte meydana gelir.

Ülkemizde modern şehirlerde de yaşanmaya devam eden hayvan tecavüzünün, maalesef en yetkili kişilerin ağızlarına aldığı şekliyle de “cinsel ihtiyaç” adı altında kanıksatılmaya çalışılması çok acıdır. Çünkü hayvana tecavüz, sapıklıktır ve çocuklar için de büyük bir tehlike ve tehdit oluşturur. Mahallede bir hayvan tecavüzcüsü yaşıyor ise, o mahallenin çocukları da asla güvende değildir.

Ülkemizdeki çocuk ve hayvan tecavüzünün, üzerleri, uzun yıllardır, farklı nedenlerle örtülmekte, bu nedenle de, işlenen bu suçlar, korkunç rakamlara ulaşmıştır. Biri, cinsel ihtiyaç adı altında kanıksatılmaya çalışılmakta diğerinde ise aile içi durumun saklanması gerekliliği inancı ile hasır altı edilmektedir. Bunun neticesinde de, adliyeye ve medyaya yansıyan suçlar, akıl almaz bir boyuta taşınmıştır.

Hayvanlara karşı uygulanan istenmeyen cinsel tavırlar, kadınlara, erkeklere ve çocuklara uygulanan cinsel saldırı olarak görülmelidir.

Genel anlamda toplum tarafından, bestiyalitede (hayvanla cinsel ilişkide) bulunan bir erkek, zihinsel olarak rahatsız, sapık, tehlikeli, şiddet ve cinsel saldırıya muktedir kişi olarak addedilir. Hatta, bu hayvan tacizciliği, çocuk tacizciliğine kadar varır.

Hayvan tecavüzü, akıl bozukluklarında tanı ve istatistiksel el kitabında, bozukluk için belirtilerden biri olarak listelenir. Davranış bozukluğu tanısı, temelde çocuklukta ya da ergenlik döneminde baş gösterir. Bu tür davranışlar, yetişkinlik döneminde de baş gösterdiğinde artık psikopat ya da sosyapat olarak işaret edilir.

Amerika’da hapishanede mahkûmlar üzerinde yapılan araştırmada; mahkumlar, daha saldırgan ve daha az saldırgan içerikli diye gruplandırıldıklarında: önemli hayvan taciz ve tecavüzlerinin daha saldırgan grupla bağlantılı olduğu gözlemlenmiştir.

Bu istatistiksel verilerden sonra, hala, hayvan taciz ve tecavüzüne sadece “itin-köpeğin davası” olarak bakmak, bu şiddet ve suç potansiyelinin sadece hayvanla sınır kalacağına inanmak, gerçek anlamda bir cehalet ve yanılgı içinde olmaktan başka bir şey değildir.

Bugün Avrupa’da ya da Amerika’da, hayvana karşı işlenen suçlar, ağır şekilde cezalandırılmakta, cezalandırılma gerekçesi olarak da, bu şiddet potansiyelinin er ya da geç insana yöneleceği gerçeği gösterilmektedir.

Hayvana tecavüz, sapıklıktır. Bugün, bunun ülkemizde, en yetkili ağızların bile çekinmeden ağza aldığı şekliyle “cinsel ihtiyaç” olarak kabul görmesi, tamamen ilkellik ve cehalettir. Cinsel ihtiyaç olarak algılanan bu fiilleri gerçekleştirenlerin, hemen hemen yarıya yakın kısmını evli erkeklerin oluşturduğu gerçeği, çarpıcıdır. Ve ülkemizin, çocuk pornosunda, dünya sıralamasında nasıl ilk beşe girdiğini açıklamaya yardımcı olur.

Yukarıda belirttiğim nedenlerle, hayvana karşı işlenen zulmü, hayvana yapılan tecavüzü engelleme yolunda adım atmak üzere, toplumsal bilincin yaratılmasına yardımcı olmak ve uzun vadede toplumsal huzur ve güvenin de sağlanması için yasal düzenlemelerin yapılması gereğini herkese gösterebilmek için sizden talep ettiğim oturma eylemime izin vermenizi, bu hususun, hiçbir dini siyasi etnik görüş farklılığı gözetmeksizin, her bir birey için farkında olmasalar da çok büyük önem taşıdığını bir kez daha ifade eder, gereğinin yapılması için oturma eylemi ve imza toplama kampanyamıza herkes davetlidir.

TUNA ARMAN

3 yorum:

özgün dedi ki...

geldim gördüm imzaladım :)

Dışavurum dedi ki...

Destekliyorum seni Nesocum, imzamı da verdim.

irem dedi ki...

Ben de Cumartesi günü Galatasaray önünde gördüm, imzamı da verdim..Yazık mintoşlara!!