1 Aralık 2009 Salı

Mutluluk İçin Hazırlanan Son Reçete


Son zamanlarda daha basit yaşamın insanı daha mutlu ettiğini düşünmeye başladım. Yaş ilerledikçe sanırım bunun farkına varıyorsun. Çok beklentin olması, büyük pahalı hayaller, üst düzey bir kariyer bunlar bir süre sonra insanı huzursuz etmeye başlıyor sanki. Ben şimdi burda CEO olsam acaba daha mı mutlu olacağım? Sanmıyorum. Hergün işe gelmek zorundasın ve binlerce kişinin sorumluluğu sende. Girmek zorunda olduğun toplantılar. Cep telefonum son model olsa beni daha mı mutlu edecek. Bu tarz heyecanların süresi kısadır. Oyuncağını alır birkaç gün heyecanını yaşar onunla oyalanırsın. Sonradan o da sıradanlaşır. Ama manevi olarak seni doyuma ulaştıracak çalışmalar , örneğin bir çocuğun okumasını üstlenmek, uzun zamandır görmediğin yaşlı akrabaları ziyaret, sesini duyunca mutlu olacağını bildiğin eski dostları aramak, mahalledeki sokak hayvanlarını beslemek... Bunların yaşatacağı mutluluk ve haz eminimki daha uzun sürecektir. Geri dönüşü de daha fazla olacaktır. Eskiden sabahlara kadar dans etmeyi severdim. O dönemler annem söylenirdi. Bundan ne zevk alıyorsun diye. Şimdi ise evimde Burak'la veya Karamel'le vakit geçirmek, yemek yaparken hayatı düşünmek, değerlendirmek, arkadaşlarla sohbet edip çekirdek çitlemek ya da şehirde, dünyada keşfedilmeyi bekleyen yerleri gezmek daha çok beni mutlu ediyor. Bir de hayalim var umarım gerçekleşir. Küçük bir çiftlik sahibi olmak. Elimden geldiğince sokak hayvanlarına kalacak yer sağlayabileceğim ve bahçesinde büyümelerini izleyeceğim meyve & sebzeleri ekip biçebileceğim (farmville gibi sanal olmayan) bir yer. Bol bol temiz havanın ve huzurun olacağı bir çiftlik, bilmem kaç hektar tarlasını istemem sizin olsun :) Aşağıdakiler de Ernie J. Zelinski adlı yazarın mutluluk reçetesindeki maddeler.

Mutlu bir kış ayı geçirmeniz dileğiyle :)
*Doyum sağlayacak kadar bir amaç
*Geçinebilecek kadar bir iş
*Temel ihtiyaçlara yetecek kadar zenginlik
*İş ve eğlenceyi dengeleyecek kadar sağlıklı bir akıl
*Birçok insanı beğenecek, bunlardan birazını da sevecek kadar şefkat
*Kendini sevecek kadar özsaygı
*Muhtaç olanlara verecek kadar iyilik duygusu
*Zorluklarla yüz yüze gelecek kadar cesaret
*Sorunları çözecek kadar yaratıcılık
*Her an gülecek kadar mizah duygusu
*İyi bir yarını bekleyecek kadar umut
*Hayatı bütün değerleri ile yaşayacak kadar bir sağlık
*Sahip oldukların için şükran duygusu

12 yorum:

Dışa vurum dedi ki...

Katılıyorum sana cicim , duaların kabul olsun ... :)

sabiha dedi ki...

olgunlaştığını görmek beni mutlu ediyor güzel kızım:))herşey zamanında güzel yaşanıyor:))seni seviyorum:)))

nesobaby dedi ki...

hımmm şimdi böyle diyorsun ama eskiden ( ben gençken :P ) fink fink geziyorum diye laf ediyordun :))) demekki çocukları büyürken biraz da kendi haline bırakmak gerekiyor. Su akar yolunu bulur derler ( öyle derlerdi di mi? :)

DiLsAd dedi ki...

hahahahahah ya kuzi sen beni öldürcen:D ama haklısın biras hayatla başbaşa bırakmak lazım çocukları çünkü sen ne dersen de kendileri görüp öğrenmeli:D o zaman kuzen sizde bizle gelin buralardan giderkennnn sen bi çiftlik ben bi butik otel açarım kocalarda sabah balığa gider falan mutlu mesut yaşarısss takılın peşimize vallaaa:D

Saliha dedi ki...

Nesrin,annenin yorumunu okumadan,dedimki işte olgunluk bu.Demek aklın yolu bir.Gerçekten bebeğim olgunlaştın,ama o sabaha kadar dans etmek,tarkan a tapınmak,vs.bunlar da yaşanması gereken şeyler.Hepimiz o çağlarda aynı şeyleri yaşadık,eğer yaşamasaydın belkide olgun yaşlarda özlemini duyduğun şeyleri yapardın.Örneğin anneannen de hep o özlem vardı ve kemale erememişti.Bizler hep eleştirirdik annemi.Oysa gençliğini yaşamak denilen o olguyu her insan yaşamalı ki zamanında olgunlaşsın.Bebeğim sen her şeyi yerli yerinde yaptın,hadi artık şimdi sırada bebek var..)))canım çok bebek istiyor ya.TV de görünce içime sokasım geliyor.Bebek,kedi ve köpek dayanamadığım şeyler.Ya şu çiftlik çılgınlığına Yavuz ve Nurgül de katılmış,bayramda gezmeden zor atıyorlar eve kendilerini ürünler çürüdü diye.Sen ev alabildin mi?Nurgülün çiftliği çok komik.Onunla komşu olda hediye filan gönder zavallının hiç bir şeyi yok.Ve bu çiftlik oyununu kuran adam bir milyar dolar ciro yapmış.Sizde böyle bir oyun filan yaratsanıza,zengin olalım biraaz))).karameli çok özledim nesrin.Onda NOSİ yi görüyorum.huyları benziyo biraz ikiside çok özel hayvanlar..öptüm hepinizi.

sabiha dedi ki...

anne olunca beni anlayacaksın güzelim:))şimdi keşke yapmasaydım bazı şeyleri diyorum ama geriye dönme şansımız yok...anne olunca herşeyden endişe duyuyorsun bu şimdi bile böyle neyse sen benim yaptığım hataları yapmazsın inşallah:)

Saliha dedi ki...

Benim kuzum hasta mı olmuş?facebook ta gördüm,anım dikkat et,dinlen.geçmiş olsun bebeğim..

OZGUN dedi ki...

Neso 20 yıldır sana diyorum tibete gidelim kafayı kazıtalım diye dinlemedin ki kendimizi attık hayatın ortasına hele anne ol da bak neler anlıcan :P

Berrak dedi ki...

Hayat basitken daha da güzel sanırım...Gereksiz hırslar insanı yıpratıyor çünkü

nesobaby dedi ki...

Kuzen seninle Tarkan'ın saç modeli gibi kestirdik saçımızı bir gazla, onu uzatana kadar canım çıktı :) kazıtmak mı?? yok onu hiç uzatamam :)
Evet Berrak tam olarak demek istediğim bu, çok beklenti çok sıkıntıyı stresi yanında getiriyor. Hayatı kısaltıyor.

Seyyar Dunyam dedi ki...

Maalesef hayat pesinden hırsla kosulacak kadar uzun degil. Galiba en guzeli mutlu olmak icin hayatın bizim pesimizden gelmesini saglamak. Vaktimiz olmadıgını bahane ederek arayamadıgımız insanlar, okuyamadıgımız kitaplar, gidip goremedigimiz diyarlar, dinlemedigimiz insanlar, konusmadıgımız arkadaslar, onemsemedigimiz ruhumuz...
Mutlu olmak ıcın mutlu etmesını bilmek gerek sanırım. İlk once kendimizi daha sonra baskalarını mutlu etmeye calısarak baslayabiliriz belki. Domuz gribi gibi de hızla etrafımıza bulastırarak devam edebiliriz buna fakat bu sefer hapsurarak degil sadece gulumseyerek hem de hıc tanımadıgımız insanlara.
Afrika'da yasayarak ruhumu egittigimi soyleyebilirim. Sadece karınlarını doyuran insanların yuzlerindeki o sıcacık gulumsemeyi, gozlerindeki ısıgı gorunce kendi mutsuzlugumdan, mutsuzluk sebeplerimden utanır oldum. Hayat herseye ragmen cok guzel ve mutlu olmak zenginlik, guzellik vs den cook sebeplerimiz var.

nesobaby dedi ki...

Haklısın ertelememek gerek bazı şeyleri .Ben kendimi neden yıllardır 19 sanıyorum bazen 24 sanıyorum o yaşlarda ne olduysa o yaşlara takılı kalmışım :) Halbuki yaşım olmuş 28-29.Eskiden bana bu yaştakiler çok büyük gelirdi şimdi kendimi hiç büyük hissetmiyorum. Acaba yaşamın bu aldatmacası içerisinde zaman ve günler haftalar yıllar sinsi sinsi yanımızdan kayıp gidiyor mu? Bir de bakmışız anneanne yaşına gelmişiz :) O yaşta olduğumu düşünemiyorum bilee!! Umarım hayatın tadını iyi çıkarır hiçbirşey için geç kalmam :)