3 Şubat 2010 Çarşamba

Kadın Olmak mı Erkek Olmak mı?


Adamın biri hastalanıyor. O gün canı, işe gitmek istemiyor.İçinden Allah'a şöyle bir dua edeceği tutuyor: -'Allah'ım, her gün işe gidip 8 uzun saat boyunca evim ve eşimin rahatı için çalışıyorum. Eşim ise sadece oturuyor. Ne olur, birgün benim yerime geçip, ne kadar zor bir hayat yaşadığımı görmesini sağla.' Hikaye bu ya, birdenbire adamın dileği yerine geliyor. Ertesi sabah, karısının bedeninde uyanıyor. Hemen yataktan fırlıyor. Eşinin kahvaltısını hazırlıyor. Çocuklarını uyandırıyor. Elbiselerini hazırlıyor. Onların da kahvaltılarını yaptırıyor. Beslenme çantalarını hazırlıyor. Çocukları okula götürüyor. Eve d önüp, evi toparlıyor. Yıkanacak bulaşıkları ve çamaşırları hallediyor. Temizleyiciye götürülecek olanları eline alıp telefon faturasını ödemek için bankaya gidip sıraya giriyor. Faturayı ödedikten ve temizlikçiye uğradıktan sonra, akşam yemeği için alışverişe gidiyor. Eli kolu dolu bir vaziyette eve dönüyor. Bu arada öğlen oluyor. Evi süpürmeye başlıyor. Eşyaların tozunu alıyor. Mutfağı siliyor. Çocuklarının okuldan gelince yiyeceği keki pişiriyor. Eee artık çocukları okuldan alma zamanı da geliyor. Yolda onlarla sohbet ediyor. Okulda olanlar konusunda akıl fikir veriyor. Eve geldiklerinde derslerini kontrol edip, çalışma masalarına oturmalarını sağlıyor. Süt ve kek getiriyor. Bu arada yıkadığı çamaşırları ütülemesi gerekiyor. Ütü bittiğinde ancak akşam yemeğini hazırlayacak kadar vaktinin kaldığını fark ediyor. Hemen patatesleri soymaya başlıyor. Salata malzemelerini yıkıyor. Pilav için pirinci ıslatıyor. Etleri çıkartıp, fırın için hazırlıyor. Kocası eve geldiğinde, onu sofraya tabakları yerleştirirken buluyor. Akşam yemeğinden sonra, önce eşinin kahvesini pişiriyor. Masayı topluyor ve bulaşıkları hallediyor. Eşinin ve çocuklarının ertesi gün giyeceği kıyafetleri kontrol ettikten sonra çocukları yatırıyor. Onlara hikaye okuyor. Televizyon seyretmeye ve biraz da gazete okumaya salona dönüyor ki, eşi onu yatak odasına çağırıyor. Ne de olsa , adamcağız bütün gün onlar için çalışıp, yoruldu, şimdi rahatlaması ve gevşemesi gerekiyor. Bu da zaten onun görevi.>>>> Ertesi sabah uyandığında hemen Allah'a yalvarmaya başlıyor : -'Allah'ım özür dilerim. Ben ne dediğimi bilmiyormuşum. Karımınhayatını rahat zannetmekle ne halt ettiğimi şimdi anladım. Lütfen beni eski halime döndür.' Allah cevap veriyor : -'Evet, dersini aldığını görüyorum. Herşeyi değiştireceğim ama maalesef 9 ay beklemek zorundasın, çünkü dün gece hamile kaldın.'




Her ne kadar kadın olarak doğmaktan memnun olsam da bazen içimden "bende şans olsa bu dünyaya erkek olarak gelirdim" diyorum. Erkekler özellikle de Türkiye'de bana göre kadınlardan daha şanslılar. Eşine yardım eden, ev işlerinden anlayan, bir işin ucundan da ben tutayım diyen erkeklerin sayısı ne kadar az? Halbuki hangi çağdayız? Bu sayının daha çok olması gerekmez miydi? Suç bizde mi yoksa onları bu şekilde yetiştiren hazıra konmaya alıştıran kaynanalarda mı? (Tabi ki suçlu kaynana :)) gıcık gelin) Acaba ben mi beceremiyorum? Ama evde ne iyi yolla ne ödül yöntemiyle ne de başka stratejilerle bu işi başaramadım. Belkide zamanla olacak birşey ama en güzel yıllarımızı kocamıza kul köle olarak geçiriyoruz. Çalışan kadın için bu iş daha da zor. Hem evde hem işte çifte mesai yapıyoruz. Çocukluları düşünemiyorum (bende yarım çocuklu sayılırım :)) Karamel'in bakımı da bende) Annemin evindeyken kendime daha çok vakit ayırabilirdim. Şimdi tırnağıma bir oje bile süremez oldum (Yorgunluktan üşendiğim için :) Sizde durumlar nasıl? Bir pazar sabahı kocanızı yataktan kaldırıp markete göndermek sizin için de ehliyet sınavını geçmekten daha zor mu? Şu cümleyi kaç kere duyuyorsunuz "Canım beni hiç bulaştırma beceremem, sen yapmak istemiyorsan dışardan söyleyelim gelsin/ temizlikçi tutalım yapsın " Tavsiyelerinizi ve yorumlarınızı hatta yaşanmış gerçek tecrübelerinizi yazın. Bir de en sevmediğiniz ev işini yazın (Benim toz almak mesela) Öptüm sizi !

14 yorum:

özgün dedi ki...

Hikaye süpermiş tam da böyle geçiyor günler işte, bazen bi kaşımı alıp diğerini almadığımı 3 gün sonra farkediyorum :)))
Oktay dedi ki senin evde yaptığın işleri yapsın diye 6 kişi çalıştırıyorum ben işyerinde.
Yani on kaplan gücündeyiz biz kadın; anadır, vericidir, fedakardır bu düzen değişmez kuzen :P
Akşamları eve gelince diyor ki;
-tan hep böyle butün gün poposunun üstüne oturmuyor kurulmuş tavşan gibi
-yok canım bütün gün oturuyor gazete okuyor haber izliyor falan :)
peki sen bu kadar işi nasıl yapıyosun bakınız yukarıdaki ilk resim.

Ama adamların da hakkını yemeyelim onlarda evimizin direği evi geçindirmek için çalışıyor önce ben demiyor.

nesobaby dedi ki...

Evet benimki de "ne var bu kadar yorulacak ne yapıyorsunki sanki"diyor. Erkekler para kazanıyorsa biz de kazanıyoruz, bütün ince ayrıntılar bize bakıyor çünkü erkekler düşünemiyor. Kendileri evi toplamadıkları için dağıtırken de nasıl olsa bir toplayan var diye rahat rahat dağıtıyorlar. Ben gerçi temizlikçi alıyorum bir de temizliği yapsam hiç çekilmezdim dırdırımdan :) Yine de çalışırken ev işleri sorumluluğu çocuk büyütmek bunlar çok ağır işler. Biz kadınlar sanırım ağır işçiyiz.

Berrak dedi ki...

Neso seni çok iyi anlıyorum. Ben de aslında evde genelde her işi yapan kişiyim. Eşim bir tek kendi kıyafetlerini asar, yerleştirir filan. Bu konularda iyi :)
Bazen yemeği hazırlıyor ve o zaman beni çok iyi anlıyor. Bu arada şunu gördüm ki bazı kadınlar hiçbir şey yapmıyor ve hep erkeklere bırakıyor. "Ben yapamıyorum, beceremiyorum" diyip erkeğe sorumluluk veriyolar.
Ben o kdr hızlıyım ki eşime göre, o yapana kadar ben kırk kere yaparım diyorum ve yapıyorum. Ama bir süredir böyle değil. Evin dağılmasını gözardı edersen ve sen yapmazsan eşin mecburen yapabilir. Bir de tabi hamilelik süreci benim işime geldi :) bu arada ütü, toz almak, temizlik gibi tüm işler için yardımcı geliyor bize. Ben sadece yemek, evi toplamak gibi işleri yapıyorum ama bu bile yeterince yorucu kesinlikle

nesobaby dedi ki...

Ben de ona iş verdiğimde bilerek o kadar yavaş yapıyorki :) diyorum ayyy ver ben hallederim . Çünkü patatesi keserken bile şu yöne doğru mu keseyim bu yöne doğru mu diye soran birisi :) demekki erkeklerin taktiği de bu :))) Neyseki bize de temizliğe kadın geliyor yoksa çalışırken ev işlerini de yapmak çok zor. Annem vakti zamanında nasıl yaparmış acaba? Gerçi ben ona yardım ederdim (söylenerekte olsa tozları hep ben alırdım :P ) o yüzden toz almak en sevmediğim iş :))

Dışavurum dedi ki...

Benim eşim eğer istersem yardım eder hemen . Yada bazen içinden geliyor ve bakıyorum bulaşık makinasını boşaltmış.
Ama içinden cam silmek yada akşam yemeğini yapmak gelmedi hiç bunca yıldır :)Max. bulaşık makinası boşaltmaca :)
Sonuçta toplum bu , yetiştirilme tazrzı belli . Hakkını da yemeyeyim , Kayınvalidem hep , Seda'ya yardım et diyor , sadece anne'nin yetiştirmesi değil ; arkadaşlar ,TV vs. erkekler ana sorumluluğun kadınlarda olduğunu düşünüyor ev işlerinde , ama artık biz de çalışma hayatındayız. Hayat müşterek.
Umarım işten kaçan erkekler bunun farkına varıp eşlerine yardım eder .

nesobaby dedi ki...

Senin eşinin hastasıyız zaten evde yaptığı işlerinin :)) Un kurabiyesi bile yapan bir adam yahu. Kocama örnek gösteriyorum baaak o şunu yapıyor oo bunu da yapabiliyor ama niyeyse benim kocam arkadaşlarından iyi örnekleri değil kötü örnekleri alıyor sanırım işine o geliyor :) Evde gördükleri çok önemli düşünsene suyunu bile annesi getiriyor "anne bana su getirir misin?" yok artık. Ben annemden su bile isteyemem ayağa kalkmama bir engel yoksa tabi. Utanırım valla istemeye :)

Seçil dedi ki...

Konuyla ilgili olarak 2008 yılında annemle birlikte katıldığımız bir Üstün Dökmen konferansından küçük bir anı, işe yaraması dileğiyle :)
Kendisi gibi psikolog olan eşiyle Üstün Dökmen'in evliliklerinin ilk yıllarında eş mutfakta köfte kızartırken Üstün Bey koltukta dinlenmektedir(!) :) Telefon çalar ve Üstün Bey'in eşinin danışanlarından biri arar. Üstün Bey'in eşi kızartmaya devam etmesi için maşayı Üstün Bey'in eline tutuşturup uzun bir telefon görüşmesi yapmaya koyulur. Görüşme bittiğinde tüm köfteler kızarmıştır. Eşi mutfağa dönünce köftelere ve Üstün Bey'e uzun uzun hayranlıkla bakarak şu altın cümleyi kurar "Üstün sen ne güzel köfte kızartıyorsun!!" O gün bugündür (muhtemelen 30 küsür yıllık evliliklerinde) köfteleri hep Üstün bey kızartmaktadır. :))

nesobaby dedi ki...

hımmm çok güzel ama bu yolda bizim evde yaramıyor :) sizin evde yaradı mı? sizin evde köfteleri kim yapıyor Seço? :))

irem dedi ki...

Valla arkadaşlar, ben de eşin evdeki yardımı konusunda şanslı olanlardanım. Kendi kendine yapmak çok çok nadir içinden geliyor ama genelde bir kere birşey rica edince ikiletmeden yapıyor. Ama aynı sorun o kadar yavaş yapıyor ki ( bence ellerinde değil, erkekler ev işlerinde genetik olarak fazla yavaş)ben de tamam neyse ben yaparım diyorum. Malum biz de yarı çocuklu sayıldığımız için ev işleri çok yorucu olmaya başlıyor. Benim zaten mesai saati diye bir mevhumum yok, ev işe uzak, işte bir sürü kişiyle uğraşıyorum, sonra köprü trafiği, eve gel Patik'i çıkar, evi süpür (Malum Patik yüzünden hergün süpürge, vileda :)))yemek hazırla bir bakıyorum gün bitmiş...Ben bir de çocuk eklendiğini şu anda düşünemiyorum bu sorumluluklara..Erkek olmanın da mutlaka başka zorlukları vardır ama yukarıda da söylediğim gibi benim kocacım bu konuda bana çok yardımcı oluyor yoksa başaramazdım sanırım hepsini birarada götürmeyi :)

nesobaby dedi ki...

Aileden ayrı oturmuşlar ondan desek eee benimki de ayrı kalmış, memleket suyundan desek ee benimki de aynı memlekette büyümüş :) Aynı okuldan çıkmışlar aynı meslek sahibiler hatta. Ama canım seninki kek yapabiliyor benimki çok güzel kek yiyor :)

Adsız dedi ki...

vallahi yavrucuğum engin tecrübelerime dayanaraktan sana şu şekilde nasihatler vermek istiyorum demek isterdim amaaaa engin tecrübelerim bu işin çözümü yokturrrrr diyor iç sesim .....insanlar içlerinden gelirse birşeyler yaparlar gelmezse yapmazlar bir kişi 7 sinde neyse 70 indede öyledir falan filan yani kocanı kimsenin kocasıyla kıyaslama herkesin artıları eksileri farklıdır..ayrıca bu konularada fazla takma hayat kısa bırak olduğu kadar olsun..ha bu arada baban bana haddinden fazla yardımcı şimdi diycenki tabi senin tuzun kuru ama babandanda belki birkaç tane vardır:)) yani ben şanslı azınlıkdanım ama sende biliyorsunki bende çok zorlandım çalışırken ne kadar yardımcıda olsa eşin o işlerin sorumluluğu kadında yinede siz şanslısınız evinize temizliğe kadın geliyor..çok uzun yazdım yani bu konu konuş konuş bitmez ve sanırım her evde vardır bu mevzu ama bu konuda da kadınlarda hata bence erkek çocuklarını ayrıcalıklı yetiştiriyor anneler bence kız erkek herkes her işi yapabilmmeli kimse kimseye yük olmamalı hayat müşterek olmalı inşallah sen çözersin bu mevzuyu:))

nesobaby dedi ki...

inşallah anneciğim :D

Dışavurum dedi ki...

Ay ben bu Saboş'u yerim ya . Herkesin yorumu güzel , saboşumun 'Anne' yorumu ise pek bi güzel. Benim de "evet anneciğim" diyesim geldi :) :)

özlem çağlar dedi ki...

yasasin calismamak! :))))